18 Şubat 2009 Çarşamba

DÖNDÜM...

Döndüm!
Tatil yarın itibarı ile sona eriyor,
modundan çıkmak zor olacak...
Ama olsun, herşey insanlar için değil mi?
İşe ve güce kendimi kaptırırsam daha iyi hissedeceğim eminim, yeterki sağlık sorunları yaşamayalım.
İzmir de, Ege Üniversiesi hastanesinde 3 gün geçirmek zorundaydım bu tatilde ve geldi geçti..Hani hastanelerin insanlar üzerinde kötü bir etkisi vardır ya, gerçek...Oraya girdiğiniz vakit gördüğünüz; etrafta koşuşturan, telaşlı, hüzünlü, umutlu, umutsuz, değişik yüz ifadeleri... ve ister istemez bir sıra beklerken veya oda komşusu olduğunuzda mecburi bir dostluk kurduğunuz, hastalığı ile ilgili gerçekleri doktorunun ifadeleri ile dile getirmeye çalışan, aslında ne olduğunu tam olarak kendide çözememiş ama yaşadığı ağrıyı çok iyi bilen insanlar...
Birçoklarının yüzündeki o tarif edilemez ifadeyi görünce, oturup halinize bin kere şükretmek istemeniz...
Henüz dikişlerimin ipleri düşmediği için (!) biraz daha bu duygusal halimi üzerimde taşıyacağım galiba:)
Amaca odaklı bir tatil deneyimi daha sona erdi, gerçek hayat yarından itibaren beni bekliyor..
Bu tatille ilgili elimde fotoğraflar var tabii, ama ben onları belleğimde kayıtlı tutmaya niyetliyim..Bu sefer paylaşmak istemiyorum..
Herkese Merhaba!
Haydi tekrar güzel yazılara hoş sohbetlere ve tatlı tariflere...Güzellikleri Paylaşmak Adına :)

6 Ocak 2009 Salı

Neşet Günal (1923 - 2002)

Sanatçı tanıtımlarıma devam ediyorum...Neşet Günal Anadolu yaşantısını resimlerinde o kadar güzel yansıtan bir sanatçı ki sizinle paylaşmak istedim...

Neşet Günal 1923 tarihinde,Nevşehir'de doğmuştur. Ailesinin içinde bulunduğu ekonomik koşullardan dolayı ilkokulu Şereflikoçhisar'da yaşayan dedesinin yanında tamamlamıştır. Ortaokulda yeniden Nevşehir'e dönen Neşet Günal okulunun son senesinde tanıştığı Kemal Zeren'in onu yönlendirmesi sonucunda Güzel Sanatlar Akademisi'ne kaydolmuştur.

Aynı kişi sanatçıya Belediye bursu alınmasına da önayak olmuştur. Böylelikle Günal'ın henüz ilkokul yıllarında doğayı ve insanları resmetme yetenek ve arzusu bir eğitimle temellenmeye başlamıştır. 1939 yılında başlayan ve yaklaşık yedi yıl süren Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki eğitimi süresince sanatçı,Nurullah Berk,Sabri Berkel ve Leopold Levy'nin atölyelerinde çalışmıştır. Yine Akademi'deki bu atölyelerde Nuri İyem,Turgut Zaim ve Avni Arbaş ile olan dostlukları belki düşünsel anlamda onlardan etkilenmesine neden olmuştur. Sanatçı Akademi'de geçen bu yıllarını bize bir ropörtajında şöyle açıklamaktadır: "Akademi'deki yıllarımız savaş dönemine rastladı. Belli yoksulluklar içindeydik...İyi arkadaşlık ilişkilerimiz vardı... Çok heyecanlıydık... Tutku ile çalışırdık bir şeyler öğrenmek için... Kitaplıkta bugünküne göre yararlanacak çok az kaynak olmasına rağmen, elimizin altında ne varsa onu yutarcasına okurduk...Modellerden resim yapma imkanı doğmuştu..."(1)

22 Aralık 2008 Pazartesi

NURİ İYEM (1915-2005)


Bu ortamda bundan sonra ''Sanatına Saygıyla Eğildiklerim'' etiketi altında,
bazı sanatçıların eserlerine ve biyografilerine yer vermeye karar verdim...
Hem kendi gelişim sürecime katkıda bulunacağını düşünüyorum hemde güzellikleri sizinle paylaşmak istiyorum ....
İlk önce NURİ İYEM 'e yer vermek istememin en başlıca sebebi;
Üniversite yıllarında, İzmir Güzel Sanatlar Müzesinde, o muhteşem çalışmalarından birini görmem ve çok etkilenmem...O kocaman, hüzünlü gözler ve ardındaki derinlik....Anadolu kadınının fedakar hali...
''Nuri İyem Türk resim sanatının en büyük ustalarından birisidir. Sanatla dolu ömrünü, çok sayıda değerli ürünle taçlandırmış ve Cumhuriyet tarihinin toplumsal, siyasi ve kültürel seyri içerisinde, bir sanatçı olarak var olmanın tüm zorluklarına rağmen kesintisiz olarak üretmiş, sergiler açmış, yazmış ve tartışmıştır. Nuri İyem'in hikayesi, sadece bir sanatçının oto- biyografik sunumu değildir, aynı zamanda gerçek bir onur mücadelesinin ifadesidir. 1915 yılında İstanbul'da doğan sanatçı, resme küçük yaşlarda duvarlara kömür kalemle yaptığı çizimlerle başlamıştır. Bir sağlık memuru olan babasının görevi nedeniyle çocukluğu Anadolu'nun farklı illerinde geçmiştir.''
Sanatçının yaşamı ile ilgili bu alıntının devamını www.lebriz.com adlı adresten bulabilirsiniz...
Yine güzellikleri paylaşmak adına...

11 Kasım 2008 Salı

Pembelerin en şekeri...


Şu gördüğünüz;
En pembesinden pembe,
En güzelinden güzel,
En tüllüsünden tüllü,
En şekerinden şeker,
köpüklere batırılmış bu süsler, canım yeğenimin doğumu esnasında hastanede dağıtılmak üzere,
anneciği ve yengeciği tarafından yapılmış...ben şimdilik fotoğraflarına bakmakla yetiniyorum...
ve tabii ki paylaşmak istiyorum (güzellikler adına) ...:)

28 Ekim 2008 Salı

teşekkür ederim

Arkadaşlar imza kampanyasına katıldığınız için hepinizi kutluyorum..

Sırf bloğumu hala kullanabildiğimin kanıtı olarak,
saçma sapan da olsa bişeyler yazıp durmaya karar verdim...
Piskopata bağlamış gibi görünebilirim ama gerçekten
bunun mantığını biri bana anlatsın yaaa...

26 Ekim 2008 Pazar

sizde protesto edin !

aşağıdaki linke tıklayın ve blogların kapatılması olayını protesto edin sevgili arkadaşlarım...

http://blogspotacilsin.wordpress.com/

REZALET

Sözlerime, eshefle kınadığım bu enteresan kapatma olayının,
kişisel haklarıma saldırı olduğunu düşündüğümü söyleyerek başlamak istiyorum.

Bu olayın neden, nasıl, neye dayanarak yapıldığını bilmek istiyorum.
Bu konuyla ilgili araştırma yaparken, bir gazetecimizin yazısı ile karşılaştım ve
bu yazının son bölümünü sizinle paylaşmak istiyorum:

''Bu engellemelerin internet’i kullanmayı bilenler için hiçbir anlamı olmadığını, bu nedenle Türkiye’yi dünyada gülünç duruma düşürdüğünü, bizi ise utanç içinde bıraktığını söyleyerek kararı protesto ediyorum. Türk hukuk sistemi önce ‘bilişim’i bilip sonra hukukunu oluşturmalıdır.”
“Rüyalar da sansürlenebilir yakında, hayaller de...”
Anayasa Mahkemesi 20’den fazla parti kapatan bir ülkede, Diyarbakır Mahkemesi de blog’u yasaklar olur biter...''
Oral Çalışlar - Radikal Gazetesi
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YazarYazisi&ArticleID=905191&Yazar=ORAL%20%C3%87ALI%C5%9ELAR&Date=26.10.2008&CategoryID=97